Olasılıksız - Adam Fawer - Kitap İncelemesi

6 Ocak 2014 Pazartesi 21:32


Olasılıksız için son zamanlarda okuduğum en iyi kitaptı diyebilirim. Kitaba hiç önyargıyla başlamadım. Ama itiraf ediyorum ki ilk 10-15 sayfasında sıkılır gibi oldum. Ama daha sonra kitap beni öyle bir sürükledi ki bir çırpıda okuyup bitirmek istedim. Çünkü sonucu nereye bağlayacaklarını çok merak etmiştim.

Kitapta beni en çok cezbeden karakter tabii ki Caine oldu. Çünkü; evet o bir kumarbazdı, ama dürüsttü, ama saftı, iyi niyetliydi. Lotoyu tutturup zengin olan arkadaşını borç istemek için bile aramaya utanan bir adamdı. Nava ise bende suratsız, erkeksi bir kadın imajı oluşturdu :) Ama onu da sevdim, çünkü o da 'iyi'lerdendi. Beni en çok güldüren ise Jasper'dı. Her kelimeyi başka harflerle başlar şekilde üç kez tekrar etmesi her seferinde gülümsememi sağladı zı tı :)

Kitabın en çok ilgimi çeken kısmı, şizofren hastalığı ile ilgili anlatılanlar oldu. Eğer doğruysa, şizofrenlerin nöbet geçirdiklerinde nesneleri büyüyormuş gibi gördüklerini öğrendim. Ve bu bana aşırı derecede korkunç geldi. Ama kitabı okurken hep düşündüm, acaba gerçekten geleceği görme gibi bir yetenekleri olabilir mi diye. Çünkü sonuçta beyin değişime uğruyor, belki başka bir boyuta geçiyor olabilir. Belki de bazı şeyleri gerçekten görüyorlar, ama herkes onlara deli gözüyle baktığı için, kimse inanmıyor.

Kitabın sonundan çok etkilendim. Hatta günlerce etkisinden çıkamadım. Hayata bakış açımı değiştirdi bu kitap. Gerçi zaten benim düşüncelerimle paralellik taşıyordu, ama yine de çok şey kattı bana. 

Evet, hayatta hiçbir şey tesadüf değildir. Herşeyin, ama herşeyin bir nedeni vardır. Ve herşey sonuçta olması gerektiği gibi olur. "It is meant to be" yani :) Biz "kader böyleymiş" deriz. Ama kitaptaki en önemli nokta, herşeyi kadere bağlamamasıydı. Yani hayatta bazı yollar vardır, siz birini seçersiniz. Seçtiğiniz yola göre gelişir herşey. Ama öyle durumlar olur ki, o yolu seçmeniz gereklidir ve siz onu seçersiniz. İşte "kader" budur. Tıpkı kitaptaki küçük kızın ilik bulması için, lotoyu kazanan karakterin ölmesi gerektiği gibi...Tıpkı kitabın sonunda, kötü adamın dondurmayı sevmediği halde, dondurma kokusu duyup kendini caddenin ortasına atması gibi...Kötülerin yok olması, iyilerin kazanması için...

Müthiş bir kurguydu, müthiş bir kitaptı. Adam Fawer'ın Empati'den sonra, Türk karakterlerin de içinde bulunduğu bir üçüncü roman çıkaracağını duydum. Çok sevindim. Heyecanla beklemedeyim.

Bir de şunlara göz atsanıza :)

1 yorum

  1. Bu kitabı yaklaşık 11 ay önce okumuştum ve kitapla ilgili detaylı yorumlarımı bloğumda yazmıştım.

    Kitap gerçekten çok güzeldi, ben hiç sıkılmadan okumuştum. Okumayanlara tavsiye ederim. Okuyupta pişman olmayacağınız, boşa vakit harcamışım demeyeceğiniz kitap türlerinden bir tanesi.

    YanıtlaSil