Ana içeriğe atla

Süper Bir Mini Dizi Önerisi: 11.22.63


Herkese merhaba :)

Yaz olduğundan mıdır nedir akşamları sürekli bir arayışa giriyorum, ne izlesem, ne okusam falan diye. İşte o arayışlarımdan birinde bu mini diziyi buldum.

Mini dizileri izlemesi çok keyifli oluyor. Çünkü ne film kadar kısa, ne de sezonlarca süren diziler kadar bayıyor insanı.

Zamanda yolculuk konusuna aşırı meraklı biriyim. Bununla ilgili her türlü filmi, diziyi, kitabı çok seviyorum.

Fazla spoiler vermek istemesem de bu dizi de zamanda yolculuk üzerine bir dizi. Stephen King'in romanından uyarlanmış. Romanı okumadığım için iyi bir uyarlama mı onu bilemiyorum. Ama ben diziyi çok beğendim. Zaten J. J. Abrams adı geçiyorsa iyidir yani.

Dizi 8 bölümden oluşuyor. İlk bölümler bir saatten uzun, sonraki bölümler 50 dakikaya düşmüş. 

Sarah Gadon ve James Franco'yu bu dizi sayesinde tanıdım, daha önce filmlerde görmüştüm ama bu film sayesinde sevdim diyebilirim. Çok güzel oynamışlar ve çok da yakışmışlar.

Dizideki dekora hayran kaldım, nostaljik atmosferi çok güzel yansıtmış. Ve final bölümüyle de beni mest etti, hâlâ daha aklıma geliyor ve tuhaf oluyorum.

Diziyle ilgili eleştireceğim kısım şu olabilir. Bana kalırsa ilk iki ve son iki bölümü izleyen bir insan çok kolay anlayabilir diziyi. Aradaki bölümler gereksiz olmuş, o bölümleri izlerken sıkıldım biraz.

Yine de zamanda yolculuk konusunu sevenlerin mutlaka göz atmasını öneriyorum.

IMDB Puanı: 8.4

Yorumlar

  1. Diziyi ilk çıktığı günden itibaren takip etmiştim, 8 bölümde sonlanmasına gerçekten üzüldüm. Harika bir gerilim,gizem dizisiydi. Dediğiniz gibi dekor, kıyafetler, arabalar, davranışlar vs. 1960'lı yıllara tam uymuş. Herkesin severek izleyebileceği bir dizi. Bu güzel diziyi kaleme aldığınız için teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim gibi beğenen birini görmek güzel. Umarım böyle güzel diziler çekilmeye devam eder :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İliadin'i Nasıl Bıraktım? Otrivine-İliadin Bağımlılığı

Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba :) Bugün biraz tıbbi bir konudan bahsedip sizinle tecrübelerimi paylaşacağım. Kendim bu konuda çok sıkıntı çektiğim için başkalarına da yardımcı olabilmeyi umuyorum. 2 ay kadar önce alerjiden veya sinüzitten (sebebini tam bilmiyorum) burnum aşırı tıkanmıştı ve işlerimi yapamıyordum. Evde de lanet İliadin vardı. Dayanamayıp bir fıs sıktım. O ne rahatlama... Dünyalar benim olmuştu 20 saniye içinde. Sonra içini okudum ve 4-5 gün kullanırım dedim. 4-5 gün kullandım ama burnum asla açılmıyordu. Sıkmayayım diyorum, yok geçmiyor, ne uyutuyor ne yemek yediriyor ne su içiriyor. Boğulacak gibi oluyorum. Böylece İliadin bağımlılığım başlamış oldu. Artık her gün günde 2-3 kez her deliğe 2-3 defa sıkıyordum. Bir süre sonra burnumun içi acımaya başladı ve koku alma duyumu kaybettim. İşte ben de o bağımlılardan biri olmuştum. Çantamda yedek İliadin taşıyordum. Yanımda olmadığında eyvah deyip eczane aramaya başlıyordum. Bu durum 1 ay ka

Tefal Moulinex Fresh Express Cube and Stick

Herkese tekrardan merhaba :) Ne zamandır kendime mutfakta bir rende yardımcısı arıyordum. Çünkü özellikle havucun hem salatasını hem de mezesini çok sevmeme rağmen rendelemek çok zor geldiği için, kollarım ağrıdığı için ve çalışan biri olduğum için neredeyse hiç yiyemiyordum. Biraz araştırdım ve Tefal'in sanırım Moulinex alt markasının Tefal Fresh Express isimli bir ürününe denk geldim. Ufak ve güzel bir alet, 150 lira civarında. Onu sipariş ettim, eve geldi, denedim, rendeyi çok güzel yaptı. Ama benim aklım youtube'da izlediğim, aynı markanın Cube and Stick modelinde kalmıştı. Ne yazık ki Türkiye'de satılmadığını öğrendim ve vergisini ödeyip yurt dışından almaya karar verdim. İnternet'in altını üstüne getirip sadece bir yerde bulabildim. Fransa'da üretiliyor sanırım, o yüzden Amazon Fransa'nın sitesinden aldım. Vergisiyle birlikte 500 lirayı buldu maalesef ama bence değer... Bu arada az sonra koyacağım resimleri malesef ben çekmedim. Ama e

Muhabbet Kuşu Nasıl Konuşturulur ve Nasıl Eğitilir?

Kendimi bildim bileli bizim evde muhabbet kuşu vardır. Önce İbo vardı, tabiki konuşuyordu, 6 yaşında öldü. Sonra başka bir "İbo" aldık, o 11 sene yaşadı ve öldü. Son olarak bir "Çiko"muz var ki dünyalar tatlısı, yıkanmış haliyle resmini sol tarafta görebilirsiniz. En çok çenesi düşük olan kuşumuz Çiko oldu. Bu işte artık uzmanlaşmış biri olarak aldığınız muhabbet kuşlarını konuşturabilmeniz için size bazı ipuçları vermek istiyorum. Başta, çoğunuzun bildiği gibi muhabbet kuşunun konuşabilmesi için, erkek olması gerekiyor. Peki dişi kuşlar konuşmaz mı? Çok nadir de olsa bir kaç kelime söyledikleri görülmüştür. Ancak şakır şakır konuşması için kesinlikle erkek olması gerekiyor. Yani insanlardaki durumun tam tersi, kadınlar çok konuşur ya hani :) Peki bir muhabbet kuşunun erkek olduğu nasıl anlaşılır? Burnunun renginden. Eğer burnu renkli ise erkektir.Aşağıdaki resimde burnu renksiz olan dişi, renkli olan erkek. Diyelim bütün şartlar tamam, erkek bir muh