İki Günlük Saç Serüvenim (Kahveden Turuncuya, Turuncudan Yeşile, Yeşilden Kahverengiye)

27 Şubat 2017 Pazartesi 01:27

Herkese selam,

İki gündür saçlarımla uğraşıyorum. Müşteriye tutumlarını çok beğendiğim bir kuaför buldum ve güvenebileceğimi düşündüm. Yıllardır hep aklımda şu tonlar vardı, kumral sarı arası. Bir türlü nereye gitsem yaptıramadım. Hep hüsranla sonuçlandı. Bu sefer olacak zannetmiştim.


Kuaföre gittiğim gün mutlaka silici kullanılmasını istedim. Gerçekten de çok şükür saçımda hiç yıpranma olmadı. Açma ve boyama işlemi bittiğinde kuaförde saçlarım şu şekildeydi:


Bu ton tam istediğim ton değildi ama kötü de durmamıştı. Sonra mutlu mutlu çıkıp eve geldim. Işığı açtım, aynaya bir baktım ki şu haldeyim:


Birisi bana bu rengin ne olduğunu söyleyebilir mi? Turuncu desem değil, sarı desem değil. Tek kelimeyle iğrenç bir renk. Saçımı açtıktan sonra bırakmışlar gibi. Kuaför salonunda çekilen renkle de alakası yok.

Hemen kuaföre ulaştım ve ertesi gün gelip saçımı düzelttireceğimi söyledim. İşlem için ücret alacağını söyledi ısrarla. Neymiş, ben "Beğendim" demişim. O ışıkla başka ışıklar arasında öyle fark var ki. Saçım o kadar çirkindi ki. Bir de kuaförün bu şekilde davranması son derece moral bozucu oldu benim için. Benim saçlarım berbat olmuş, adamın düşündüğü şey para. Müşteri memnuniyeti umurunda değil.

Ertesi gün gittim, saçlarım çok kötü olduğu için sokağa çıkarken bere taktım. Saçımı küllü yapın ama yemyeşil olmasın dedim. Üstüne basa basa söyledim.

Kuaförden bir çıktım, saçlar yemyeşil. Adama mecbur beğendim diyorum. Çünkü beğenmediğimde para ödeyeceğim gene. Ne yaptı etti benden boya parası aldı. Bir de birazcık indirim yaptı. Böyle hatalı yapılmış bir saçta böyle bir parayı alması ne kadar profesyonel olmadığını gösteriyor bu kuaförün.

Ben bilgisayar mühendisi ve çevirmenim. Bir iş teslim ettiğimde hata yapmışsam veya beğenilmemişse ücret almıyorum. Prensibim bu. Bu sayede de müşteriler beni tercih ediyor.

Ama bu kuaförde bu yoktu işte. O son parayı benden almalarına o kadar sinirlendim ki o yüzden bu yazıyı yazmaya karar verdim, başkaları aynı hataya düşmesin diye, en azıdan benim muhitimdekiler. 

Sonra bütün gün dışarıdaydım, hem ev ziyaretine hem AVM'ye gittim. Beni kim görse saçlarımın yemyeşil olduğunu söyledi. Ben de dayanamadım ve gidip Gratis'ten 5.15 Efsanevi Türk Kahvesi rengini aldım. Sarı falan eksik olsun dedim yani.

Ne yazık ki o arada resim çekmedim, o yüzden yeşili gösteremiyorum. Eve geldim, iki kutuyla boyadım saçlarımı. Son hali aşağıda. Bence fıstık gibi oldu. Kuaföre gidip kahve tonları istiyorum desem, gene istediğim tonu yapamayacaklardı. En temizi kendim boyamak dedim ve pişman değilim.


İşte böyle sevgili okuyucularım. Cebimden 230 lira çıktı ve hepsi boşa gitti. İki gün içinde saçım 3 boya ve 1 açma işleminden geçti, 2 de fön. Ama ne bir kopma, ne bir yanık. Haklarını yiyemem, silicileri çok iyiydi ve saçım yıpranmadı. Ama bu kadar boyaya dayanacağını sanmıyordum. Bence bunun nedeni tamamen HC Hair Care seti ile yaptığım bakım. Şuradan okuyabilirsiniz. Bu arada saçımın elektriklendiğine bakmayın, fönsüz olduğu için kabardı ama yumuşacık.

Bu arada gittiğim kuaförün adı: Amazing  Kuaför ve Saç Merkezi. İzmir Bahçelievler'de. Benim istediğim tonları yaptırmak istiyorsanız aman diyeyim uğramayın. Annem de oraya yaptırdı ama daha koyu tonlar olduğu için o memnun. Ama sarı işini beceremediler. Ama becerememelerinden çok benden düzeltme parası almaları benim sigortalarımı attırdı. Daha çok müşteri kaybedersiniz çok...

Neyse, şimdi saçlarımdan çok memnunum :) Bir daha da sarı marı istemiyorum, kalsın efendim.

Hoşça kalınnnn...

Bir de şunlara göz atsanıza :)

3 yorum

  1. ah kuzum deseydın senı saglam bı kuafore yönlendırırdım :)

    YanıtlaSil
  2. Ah keşke kuzum :) ama artık vazgeçtim. Bu arada özledim seni de. Bloguna uğrayacağım bir ara :)

    YanıtlaSil
  3. blogunuzu izlemeye aldım sizide bloguma beklerim :)

    YanıtlaSil