Ana içeriğe atla

İzmir'de Tamponsuz Burun Ameliyatı Deneyimim

Herkese merhaba :)

Uzun bir aradan sonra yine bir deneyim yazımla karşınızdayım. Bu aslında deneyim denemeyecek kadar büyük bir şeydi benim için. Çünkü kendimi bildim bileli burnumu yaptırmak hayalimdi. Ama biraz korkak biriyimdir ve ameliyattan, narkozdan da çok korkuyordum hâliyle.

Birden deli cesareti geldi ve bir estetik merkezi bulup randevu aldım. İlk görüşmeden sonra bana burnumun nasıl olacağını gösterdiler ve daha fazla düşünüp araştırırsam vazgeçeceğimi bildiğim için hemen 2 gün sonrasına randevu aldım. Bu arada doktora tamponsuz mümkün olup olmayacağını sordum. O da mümkün olacağını, sadece alçı koyacağını söyledi. Böylece tampon korkusuna gerek kalmadı. Her neyse, o beklediğim 2 gün bile çok zor geçti benim için. Her an arayıp iptal edebilirdim hatta :) Son 1 gün kala stresten, heyecandan midem çok rahatsızlandı. Neredeyse hiçbir şey yiyemedim. Gece 12'den sonra su ve yemek de yasaktı. Yemek tamam da, suda biraz kaçamak yaptım. Arada bir iki yudum içtim.

Sabah oldu, hastaneye gittik. Kayıt yaptırıp odama girdim, testler yapıldı. O anlar benim için öyle zordu ki size anlatamam. Ne konuştuğumu bile bilmiyorum. İçeri giren herkese, çok korktuğumu söyleyip duruyordum sanki bir şey yapabilecekler gibi :) Anestezi uzmanından sakinleştirici iğne yapmalarını rica ettim. O iğneyi kapıdan çıkarken yaptılar ve ondan sonra saniye saniye rahatladım. Hatta ameliyathaneye girdiğimizde aletleri vücuduma takarlarken "O ne ki?" falan diye sorduğumu hatırlıyorum :) Çok rahatlamıştım. Anesteziyi verdiklerini hatırlamıyorum, uyumuşum herhâlde.

Uyandığımda gözlerimi zor açıyordum. Ama bi mutluluk sardı içimi, çünkü bit-miş-ti. Onca yıldız korktuğum ameliyatı olmuş ve bitirmiştim. Odaya götürdüklerinde annemi, babamı, eşimi görmek harikaydı. Mide bulantısı olmadı. O gün hiçbir sıkıntım olmadı. Akşam geç vakitte hastaneden çıktık. Aslında kalabileceğimi söylediler ama ben evime gidip rahat rahat uyumak istedim.

Gelelim ameliyat sonrası sürece :) Gözlerimin altında morluklar oldu, evet. Zaten morluklardan çok fazla korkmayın, sonuçta acı ağrı veren bir şey değil. Ben 2 yastıkla dik yatmama rağmen yüzümde ödem oldu. Gözlerim kapanacak kadar olmadı ama biraz oldu ve 2 günde geçti. Bu konuda herkesin bünyesi farklı oluyor. Buruna yapılan işlem kadar kişinin bünyesine de bağlı bence. İlk iki gün şişen yerlere hep buz koydum.

Açıkçası benim ameliyat sonrasında iki sıkıntım oldu, biri içtiğim antibiyotiğin yan etkileriydi, midem ikinci gece çok bulandı. Diğer şey ise yüzümün şişmekten gerilmesiydi. Dudağımı zor oynatıyordum ve yüzüm şiştiği için alçı sıkıyordu. O yüzden ilk günler biraz psikolojim bozuldu ama siz bana bakmayın, o kadar da zor bir yanı yok, sadece sabır.

3 günden sonra oldukça rahatladım, zaten 7. gün alçım çıktı, sonrasında 7 gün bantla gezdim ve onu da çıkardım. Morlukların geçmesi 20-25 gün sürdü.

Şu anda ameliyatımın üzerinden tam 50 gün geçti ve sonuçtan çok memnunum. Aşağıda resimlerimi paylaşıyorum. Önce-sonra yazmama gerek yoktu gerçi :))


Büyük değişimi fark ettiniz, değil mi? :) Ben burnuma hemencecik alıştım, hiç yabancılık çekmedim. Zaten o burun biraz fazlalık gibiydi yüzümde :)

Bu arada, burnumda nefes sorunu vardı ama öyle aşırı derecede olmadığı için pek takmıyordum. Ameliyattan sonra o da düzelmiş görünüyor. Sanırım eğrilikten dolayıydı. Bu da bana bonus oldu :)

Şimdi çok daha mutluyum ve hâlâ burnumda biraz ödem var, ona rağmen iyi görünüyor. Altı ay sonra buraya son hâlini de eklerim belki :)

Ameliyatımı yapan doktor, Estetik International'ın İzmir şubesinden Op. Dr. Murat Melih Can. Kendisi hem psikolojik anlamda bana son derece destek oldu ve tam istediğim gibi bir burun yaptı. Kesinlikle gidip görüşmenizi tavsiye ederim.

Şimdilik benden bu kadar, hoşça kalın :)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İliadin'i Nasıl Bıraktım? Otrivine-İliadin Bağımlılığı

Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba :) Bugün biraz tıbbi bir konudan bahsedip sizinle tecrübelerimi paylaşacağım. Kendim bu konuda çok sıkıntı çektiğim için başkalarına da yardımcı olabilmeyi umuyorum. 2 ay kadar önce alerjiden veya sinüzitten (sebebini tam bilmiyorum) burnum aşırı tıkanmıştı ve işlerimi yapamıyordum. Evde de lanet İliadin vardı. Dayanamayıp bir fıs sıktım. O ne rahatlama... Dünyalar benim olmuştu 20 saniye içinde. Sonra içini okudum ve 4-5 gün kullanırım dedim. 4-5 gün kullandım ama burnum asla açılmıyordu. Sıkmayayım diyorum, yok geçmiyor, ne uyutuyor ne yemek yediriyor ne su içiriyor. Boğulacak gibi oluyorum. Böylece İliadin bağımlılığım başlamış oldu. Artık her gün günde 2-3 kez her deliğe 2-3 defa sıkıyordum. Bir süre sonra burnumun içi acımaya başladı ve koku alma duyumu kaybettim. İşte ben de o bağımlılardan biri olmuştum. Çantamda yedek İliadin taşıyordum. Yanımda olmadığında eyvah deyip eczane aramaya başlıyordum. Bu durum 1 ay ka

Tefal Moulinex Fresh Express Cube and Stick

Herkese tekrardan merhaba :) Ne zamandır kendime mutfakta bir rende yardımcısı arıyordum. Çünkü özellikle havucun hem salatasını hem de mezesini çok sevmeme rağmen rendelemek çok zor geldiği için, kollarım ağrıdığı için ve çalışan biri olduğum için neredeyse hiç yiyemiyordum. Biraz araştırdım ve Tefal'in sanırım Moulinex alt markasının Tefal Fresh Express isimli bir ürününe denk geldim. Ufak ve güzel bir alet, 150 lira civarında. Onu sipariş ettim, eve geldi, denedim, rendeyi çok güzel yaptı. Ama benim aklım youtube'da izlediğim, aynı markanın Cube and Stick modelinde kalmıştı. Ne yazık ki Türkiye'de satılmadığını öğrendim ve vergisini ödeyip yurt dışından almaya karar verdim. İnternet'in altını üstüne getirip sadece bir yerde bulabildim. Fransa'da üretiliyor sanırım, o yüzden Amazon Fransa'nın sitesinden aldım. Vergisiyle birlikte 500 lirayı buldu maalesef ama bence değer... Bu arada az sonra koyacağım resimleri malesef ben çekmedim. Ama e

Muhabbet Kuşu Nasıl Konuşturulur ve Nasıl Eğitilir?

Kendimi bildim bileli bizim evde muhabbet kuşu vardır. Önce İbo vardı, tabiki konuşuyordu, 6 yaşında öldü. Sonra başka bir "İbo" aldık, o 11 sene yaşadı ve öldü. Son olarak bir "Çiko"muz var ki dünyalar tatlısı, yıkanmış haliyle resmini sol tarafta görebilirsiniz. En çok çenesi düşük olan kuşumuz Çiko oldu. Bu işte artık uzmanlaşmış biri olarak aldığınız muhabbet kuşlarını konuşturabilmeniz için size bazı ipuçları vermek istiyorum. Başta, çoğunuzun bildiği gibi muhabbet kuşunun konuşabilmesi için, erkek olması gerekiyor. Peki dişi kuşlar konuşmaz mı? Çok nadir de olsa bir kaç kelime söyledikleri görülmüştür. Ancak şakır şakır konuşması için kesinlikle erkek olması gerekiyor. Yani insanlardaki durumun tam tersi, kadınlar çok konuşur ya hani :) Peki bir muhabbet kuşunun erkek olduğu nasıl anlaşılır? Burnunun renginden. Eğer burnu renkli ise erkektir.Aşağıdaki resimde burnu renksiz olan dişi, renkli olan erkek. Diyelim bütün şartlar tamam, erkek bir muh